Haberler

TÜRKİYE'NİN İLK MİLLİ HAVACILIK MOTORU TEI-PD170 TUSAŞ'A TESLİM EDİLDİ

TUSAŞ Motor Sanayii AŞ (TEI) tarafından üretilen Türkiye'nin ilk milli havacılık motoru TEI-PD170'in Türk Havacılık ve Uzay Sanayii AŞ'ye (TUSAŞ) teslim töreni gerçekleştirildi. TEI'de düzenlenen törene katılan Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. İsmail Demir, yaptığı konuşmada, TEI-PD170 motorunun insansız hava araçları başta olmak üzere çeşitli platformlarda kullanılacağını söyledi.
Savunma sanayinin belli noktaya geldiğini anlatan Başkan Prof. Dr. Demir, şöyle konuştu:
"Özellikle platform üretiminde artık dünyanın söz sahibi ülkelerinden birisi olmaya doğru yol alıyoruz. Alana ürün vermek çok önemli. Bu ürünler kullanıldıkça ufak tefek aksaklıklarla ilgili olabilecek, tasarımda, üretimde daha da mükemmelleşmeye doğru gideceğimizi de belirtmek istiyorum. PD170'in Akıncı'da da kullanılacağını belirtmek isterim. Akıncı'nın belirli modelleri olacak, bu modellerin birini de inşallah PD170 ile uçuruyor olacağız. Buradaki PD170'lerin bir kaçını alıp, Akıncı'ya göndereceğiz. Buradan Akıncı'ya motor gönderiyoruz. Hayırlı olsun."
Başkan Prof. Dr. Demir, tasarımı ve üretimi milli imkanlarla tamamlanan PD170 turbo dizel havacılık motorunun, alt sistem, malzeme ve işçilik maliyetleri baz alındığında yaklaşık yüzde 90 yerlilik oranına ulaştığını vurgulayarak, bu yıl sonuna kadar kalan sistemlerinin de yerlileştirilmesi sözünün verildiğini söyledi.
TEI'nin üzerinde çalıştığı bir diğer proje olan TS1400 turboşaft motorunun ilk resmi testlerini başarıyla geçtiği müjdesini veren Prof. Dr. Demir, şöyle devam etti:
"TUSAŞ'ın ürettiği T70 Genel Maksat Helikopteri'mize TEI'nin imal ettiği ilk iki motor takılarak 25 Aralık 2019'da başarıyla çalıştırıldı. 2020 yılı içinde 25 adet daha motor teslim edilecek. Toplamda bilindiği üzere 236 adet T700 motoru üretilecek. Tabii bizim savunma sanayi ailesi olarak motor çalışmalarımız bunun dışında da sürüyor. Bugün uçaktan tanka, zırhlı kara araçlarımızdan füzelerimize, helikopterden İHA'lara kadar kullanmakta olduğumuz bütün platformlarımızda yerli ve milli motor çalışmalarımızın devam ettiğini, hatta bir ileri aşama olan hibrit ve elektrikli motorla ilgili de bir gayretimiz olduğunu da belirtmek isterim.
Çeşitli platformlar gündeme geldiğinde belirli art niyet yaklaşımlarla 'bunun motoru nerede? Bunun motoru yerli mi?' sorularının geldiğini gördük. Benim buna klasik bir cevabım var, hangi motor projesine başladık ve başaramadık. Demek ki başlamak bitirmenin yarısıdır. Başladıklarımızın seri üretimleri geldi. İnşallah bunların teker teker teslimatını yaptığımızı göreceğiz ve yeni yeni motor tiplerimizi alanında kullanıyor olacağız."
TEI'nin 35. kuruluş yıl dönümünü kutlayan Prof. Dr. Demir, TEI'nin stratejik ortağı General Electric firmasının ve yetkililerinin de başarıda önemli payının olduğunu dile getirdi.
Türkiye-ABD ilişkilerinde burada çok güzel bir örneğin olduğunu ifade eden Başkan Prof. Dr. Demir, "İki ülke arasında gerilimden çok iş birliği alanlarının çok çok fazla olduğunu ve herhangi bir gerilimden veya tek taraflı adımdan kaynaklanacak kayıpların her iki taraf için de söz konusu olduğunu vurgulamak istiyorum. İş birliğinde, birlikte bir fayda ve rahmet var. O anlamda iplerin gerilmesini isteyen taraf hiçbir zaman biz olmadık, olmamaya da devam edeceğiz. Umarız ki, aklıselim galip gelir. 'Bu karşılıklı kazan kazan ilişkisini daha da ileri boyutlarla devam ettirmemiz gerek' diyorum." dedi.
Eskişehir Valisi Özdemir Çakacak da savunma sanayisinde gerçekleştirilen başarılı çalışmalar sonunda ülkede öz güven ve kabiliyet artışının yaşandığına dikkati çekti.
TEI Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Mahmut Faruk Akşit ise motorun tamamen Türk mühendislerinin, işçilerinin, çalışanlarının el emeği ve göz nuru olduğunu kaydetti.
Konuşmaların ardından TEI-PD170 motorunun TUSAŞ'a teslimi gerçekleştirildi.

  • Ocak
  • 15
  • 2020

SSB'DEN 17 YENİ AR-GE PROJESİ


Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı tarafından başlatılan 17 Ar-Ge projesinin sözleşme imzaları SSB’de düzenlenen törenle atıldı. Ar-Ge İmza Törenine SSB Başkanı Prof. Dr. İsmail Demir, Milli Savunma Bakanlığı, Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı, üniversiteler, araştırma merkezleri, kamu ve özel sektörün temsilcileri katıldı.
Ülkemizin 2023 yılı hedefleri kapsamında % 1,8 Ar-Ge yoğunluk hedefi bulunmaktadır. Savunma Sanayii Başkanlığı Ar-Ge projelerinin bu hedef doğrultusunda daha dinamik bir süreç ile başlatabilmek adına mevzuatımızda “SSB Ar-Ge Paneli” tanımlanmıştır.
SSB Ar-Ge Panelinde, TSK ve diğer kurumların mevcut ya da planlı sistem ve platformlarının ihtiyacı olan veya geleceğe dönük yeni teknoloji alanlarındaki projeler için başlatma kararları alınmakta; aynı zamanda son ürün teslimatı içermeyen teknik gösterim ağırlıklı projeler için geniş alan çağrıları yapılmasına karar verilmektedir.
SSB Ar-Ge Paneli ilk toplantısını, 22 Aralık 2016 tarihinde gerçekleştirmiş olup, bugüne kadar yapılan 5 panelde 29 projenin başlatılmasına, 16 alanda da geniş alan çağrısı (SAGA) yapılmasına karar vermiştir.
Bu kapsamda 13 Ocak 2020 tarihinde şu projeler imzalanmıştır:
1. Seramik Zırhlarda Kullanmaya Yönelik Alümina Tozu Geliştirilmesi (Alumina)
2. Havacılık İçin Alüminyum Döküm Proseslerinin Geliştirilmesi (Aslan)
3. Nano Katkılı Prepreg Malzeme Geliştirilmesi (Atlas)
4. Bor Karbür Silisyum Karbür Hafif Seramik Zırh Malzemelerin Geliştirilmesi (Borkar)
5. Karbon Ve Cam Elyaf Epoksi Prepreg Geliştirilmesi (Kartal)
6. Bilişsel İş Yükünün Ölçülerek Uçuş Simülatör Eğitimlerinin Kişiselleştirilmesi (Genıus)
7. Radar İle Tespit Edilen Su Üstü Hedeflerin Sınıflandırılması Ve Kimliklendirilmesi (Görü)
8. Hareket Tarzı Geliştiren Yapay Zekalı Komutan Asistanı (Hamle)
9. Kara Araçları İçin Yapay Zekâ Destekli Atış Kontrol Ve Otonom Sürüş (Karagöz)
10. Küresel Konumlama Sistemi Bağımsız Otonom Seyrüsefer Sistemi Geliştirilmesi (Kerkes) 11. Sosyal Medya Analizi Performans Geliştirme (Pergel)
12. İşbirlikçi Robotlar İle Otonom Keşif, Güdüm Ve Seyrüsefer (Robo-Tim)
13. Veri Etiketleme Platformu (Veri Kovanı)
14. Yenilikçi Yazılımlar Yarışıyor (Y³) 2.Dönem
15. Kimyasal Ve Biyolojik Savaş Ajanlarına Karşı Yeni Nesil Koruyucu Tekstil Teknolojisi Geliştirilmesi (Kafes)
16. Kokristalizasyon Yöntemi İle Enerjik Malzeme Geliştirilmesi (Kokristal)
17. Mikrobolometre Kızılötesi Dedektör Takımı Geliştirilmesi (Mikrobolometre)
Projelerinin sözleşmeleri imzalanacaktır.
Bahse konu projelerde yüklenici modeli Kobi-Sanayi-Üniversite iş birliğine dayalı olarak oluşturulmuş, üniversitelerimiz, enstitülerimiz ve KOBİ’lerimiz başta olmak üzere 21 yüklenici veya alt yükleniciye yer verilmiştir.
Ülkemizin yurt dışı bağımlılığını büyük oranda gidermek amacıyla, ALUMİNA Projesi kapsamında, mevcut durumda yurt dışından temin edilen Alümina tozlarına muadil balistik isterlerde yerli ve milli Alümina tozu geliştirilmesi sağlanacaktır. Yine yurt dışı bağımlılığını ortadan kaldırmak amacıyla, KARTAL projesi ile ihracat lisansına tâbi epoksireçine emdirilmiş cam elyaf ve karbon elyaf takviyeli prepregve dar şerit (slit tape) malzemelerin geliştirilmesi hedeflenmektedir.
Öte yandan ASLAN Projesi ile insansız hava araçlarında kullanılan TEI-PD170 pistonlu motorun Alüminyum blok döküm ve imalat proseslerinin geliştirilmesi, ATLAS Projesi kapsamında, entegre edildiği malzemenin mukavemet, tokluk ve darbe dayanımı özelliklerini geliştirerek ağırlık kazancı sağlayan nano katkılar ile güçlendirilmiş 120°C’de kürlenen epoksi reçineli prepreg malzeme geliştirilmesi ve BORKAR Projesi kapsamında, zırh uygulamalarında kullanılmaya yönelik düşük yoğunluklu, maliyet etkin ve yüksek balistik performansa sahip Bor Karbür - Silisyum Karbür kompozit zırhların üretilebilmesi için proses koşullarının geliştirilmesi hedeflenmektedir.
GENIUS Projesi kapsamında geliştirilecek yöntemlerin simülatörlere entegre edilmesiyle nörofizyoloji temelli, kullanıcı-merkezli yeni nesil uçuş simülatörlerinin geliştirilmesine imkan sağlayacak bilgi, deneyim ve teknoloji alt yapısı ile gelecek nesil insan-makine ara yüzlerinin tasarımında avantaj sağlayabilecek altyapının oluşturulması; HAMLE Projesi kapsamında ise “Pekiştirici Öğrenme” yöntemi ile harp oyunlarını öğrenebilen, eğitici rolü üstlenebilen ve hareket tarzı belirleme ve değerlendirme yaparak karar desteği sağlayabilen Yapay Zekâlı Komutan Asistanı geliştirilmesi hedeflenmektedir.
Ayrıca GÖRÜ Projesi ile SAR sensörlerinden su üstü hedeflerin yapay zekâ ile tespiti, sınıflandırılması ve kimliklendirilmesine yönelik algoritma geliştirilmesi; KARAGÖZ Projesi kapsamında ise kara araçlarına yapay zekâ destekli atış kontrol ve otonom sürüş yetenekleri kazandırılması hedeflenmektedir.
GPS bilgisine ulaşılamayan veya GPS’in karıştırıldığı/aldatıldığı muharebe ortamlarında İHA Platformlarına görüntü destekli otonom seyrüsefer yeteneği kazandırılması amacıyla KERKES Projesi; açık kaynak veriler üzerinde derin öğrenme yöntemleri ile yüksek performanslı algoritmalar için PERGEL Projesi yürütülecektir.
VERİ KOVANI Platformu ile yapay zekâ içeren projelerde ihtiyaç duyulan etiketlenmiş veri setlerinin kitle kaynaklı olarak elde edilmesi hedeflenmekte olup, ROBOTİM Projesi ile İHA ve İKA’ların eş güdümlü görev icrası için yapay zekâ destekli bilişsel sürü yeteneği geliştirilmesi planlanmaktadır. Bu doğrultuda, yenilikçi teknolojilerde bugünün yazılımlarını yarıştırmak ve geleceğin yazılımlarını teşvik etmek hedefiyle Yenilikçi Yazılımlar Yarışıyor- Y³ 2. Dönem Projesi gerçekleştirilecektir.
KAFES Projesi kapsamında, Metal Organik Kafes (MOF) ve Membran teknolojileri kullanılarak kimyasal ve biyolojik savaş ajanlarına karşı üstün koruyuculuk ve konfor özelliklerine sahip KBRN Koruyucu Tekstil'in milli imkanlarla geliştirilmesi planlanmakta olup, KOKRİSTAL Projesi ile yüksek detonasyon hızı ve yüksek duyarsızlık özelliğine sahip yeni nesil enerjik malzemelerin ülkemiz Savunma Sanayiine kazandırılması ve ülkemizin yeni nesil enerjik malzeme teknolojilerine sahip ülke konumunda olması hedeflenmektedir. Mikrobolometre Projesi kapsamında, milli imkanlarla termal silah dürbünleri ve keşif gözetleme sistemlerine yönelik 12 mikrometre Mikrobolometre tipi kızılötesi dedektör takımı ve alt sistemlerinin geliştirilmesi sağlanacaktır.
İmzaladığımız ve imzalayacağımız projelerimizle, güvenlik güçlerimizin ihtiyaçlarının karşılanmasında yurt dışı bağımlılığın azaltılması, özgün, yerli ve milli çözümlerin hayata geçirilmesi ve ülkemiz Ar-Ge ve teknoloji yetkinliğinin artırılmasına önemli katkılar sunulacaktır.

  • Ocak
  • 13
  • 2020

CUMHURBAŞKANLIĞI SAVUNMA SANAYİİ BAŞKANLIĞI VE HAVELSAN İŞBİRLİĞİ TOPLANTISI

T.C. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı, savunma sanayinin köklü şirketlerinden Havelsan ile İşbirliği Toplantısı gerçekleştirdi. Karşılıklı beklenti ve önerilerin masaya yatırıldığı toplantıda Havelsan ile yürütülen projeler değerlendirildi.

  • Ocak
  • 11
  • 2020

TÜRK KIZILAY İLE STM ARASINDA İŞ BİRLİĞİ PROTOKOLÜ İMZALANDI

Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı ve Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. İsmail Demir, Türk Kızılay Genel Müdürlüğündeki imza töreninde yaptığı konuşmada, STM personeli adına Kızılay ile "Sevgi Bohçası" projesi kapsamında yeni doğan bebek ve anneleri için ihtiyaç malzemeleri yardımlarını fonlayacaklarını belirtti.
Her sene STM personeline yönelik yıl sonu hediyesi uygulamasında bu sene değişikliğe giderek ihtiyaç sahiplerine yardım ulaştırmanın manevi tatmin oluşturacağını değerlendirdiklerini ifade eden Başkan Prof. Dr. Demir, "Bu sene STM olarak şirket personelimize yeni yıl hediyesi dağıtmak yerine Türk Kızılay ile birlikte ihtiyaç sahiplerini sevindirerek farklı bir hediyeleşme gerçekleştireceğiz." dedi.
Başkan Prof. Dr. Demir, ülke savunmasının sadece mühimmat ve cephane ile değil insan güvenliğine yapılacak katkıyla da sağlanacağına işaret ederek, "Türk Kızılay ile yapılan iş birliği, bu kapsamda çok önemli. İnsana yönelik bir dizi konuda beraber çalışarak farklı alanlarda iş birliği geliştirebileceğimizi gördük. Hayatın kolaylaştırılması, güvenliğin, sağlığın, barınmanın sağlanacağı ortamların oluşturulacağını gördük. Bu konularda çeşitli iş birliklerinin yapılmasına önümüzdeki dönem de devam edilecek." diye konuştu.
Türk Kızılay Genel Başkanı Kerem Kınık da Savunma Sanayi Başkanlığı ile Türk Kızılayın nitelikli iş birlikleri içinde çok boyutlu temaslarının devam ettiğini dile getirdi. Kınık, şöyle konuştu:
"Dünyadaki insani yardım ve afet sektörüne de büyük oranda inovasyon veren Türk Kızılayın çalışmaları, savunma sektörüyle nitelikli iş birliğine kavuştu. Bu çerçevede pek çok alanda yenilikçi, insan odaklı, insanı ve toplumu güçlendiren, insanın hayatını daha güvende devam ettirmesini sağlayacak çok sayıda hizmet, ürün ve yenilik bizim ve sizin gündeminizde. Kan, biyo-bankacılık, stratejik olan bazı ürünlerin millileştirilmesi, Türkiye'de üretilmesi ve Türkiye'de üretilen ürün ve hizmetlerin ihtiyaç duyulan diğer coğrafyalarda değerlendirilmesi hem milli ekonomiye hem de stratejik ürünlerin yurdumuzda üretilmesiyle milli gücümüzün artırılmasına vesile olacak."
Kınık, STM'nin verdiği katkı için teşekkür etti. Konuşmaların ardından taraflar arasında iş birliği protokolü imzalandı.
Törene, STM Genel Müdürü Murat İkinci ile Türk Kızılay Genel Müdürü İbrahim Altan da katıldı.

  • Aralık
  • 30
  • 2019

SAVUNMA SANAYİ BULUŞMALARI BURSA’DA GERÇEKLEŞTİRİLDİ

Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. İsmail Demir, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) ev sahipliğinde düzenlenen "Bursa Savunma Sanayii Buluşmaları"nda, sektörde faaliyet gösteren kurum, kuruluş ve firmalarla bir araya geldi.
Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. İsmail Demir, burada yaptığı konuşmada otomotiv sektöründe güçlü bir altyapısı bulunan Bursa’nın savunma ve havacılık sanayisine daha fazla katma değer oluşturacağına inancının tam olduğunu söyledi.
Bursa’da otomotiv ana ve yan sanayisinde kabiliyetleri gelişmiş çok sayıda firma bulunduğunu belirten Başkan Prof. Dr. Demir, Bursa’nın yerli otomobilin merkezi olarak seçilmesinin yerinde bir tercih olduğunu ifade etti. Bursa’nın bu alandaki gücüyle savunma sanayisinde de küresel oyuncular çıkarabileceğini anlatarak “Bursa potansiyeliyle öteden beri dikkatimizin üzerinde olduğu şehirlerden biri. Burada Uzay Havacılık ve Savunma Kümelenmesi’nin kurulması ile faaliyetlerimiz başladı ve hızlı şekilde ilerliyor. Bugünkü ziyaretimiz de savunma ve havacılık sanayisinin daha hızlı ilerlemesi açısından önemli bir adım teşkil ediyor. Bursa farklı sektörlerdeki sanayi altyapısıyla bunu hak eden bir şehir. Sanayicilerimizin gereken çalışmaları yaparak, büyük katma değerler oluşturacağına inancımız tam.” dedi.
Başkan Prof. Dr. Demir, hem Savunma Sanayi Başkanlığı yapılanması bünyesinde hem de ana yüklenici olarak savunma sanayisine iş yapan şirketlerin Bursa’daki firmalarla çalışmaları ve Bursa’dan ana oyuncular çıkarmak konusunda bir yol açmaları gerektiğini belirterek, şöyle devam etti:
“Bu adımlarla birlikte Bursa, sanayi ve teknoloji ekosisteminde bir lig atlayacak. Hatta bizim için daha önemlisi global bir oyuncu olacak. Artık Bursa ve diğer illerimiz için Türkiye çapında bir oyuncu olmak yeterli değil. Belirli alanlarda en iyi olmak, teknoloji geliştirmek durumundayız. Elinde güçlü bir kültür, eğitim ve üniversite altyapısı bulunan Bursa, bunu sanayi ile birleştirip bilim ve teknoloji üretimi noktasında şimdiye kadar önemli adımlar atmış bir kent. Bunu bir adım daha öteye taşıyıp, yeni teknoloji çağına doğru ilerlemesini bekliyoruz. Bunu da layıkıyla yapacağına inanıyoruz.”
BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Türkiye’nin dünyada yeni ekonomi olarak adlandırılan önümüzdeki 50 yıllık sürecin ana aktörlerinden biri olacağını söyledi. Bursa olarak bu süreçte etkin rol üstlenmek istediklerini belirten Burkay, “Bursa, Odamız liderliğinde başlatılan kümelenme projeleri ile otomotiv, makine ve tekstil gibi klasik sektörlerdeki kabiliyetlerini yeni nesil alanlara taşıyor. Kent olarak savuma sanayimize katkı sağlayacak tüm milli projelerin aktif oyuncusu olma iddiasındayız.” diye konuştu.
TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkan Vekili ve Bursa Milletvekili Refik Özen, Bursa’nın insan kaynağı ve bilgi anlamında savunma sanayisinde daha fazla pay almayı hak eden şehirlerden biri olduğunu söyledi. Özen, Savunma Sanayii Başkanlığının Bursa'da bir irtibat ofisi açmasının firmaların çalışmalarına hız kazandırabileceğini sözlerine ekledi.
Açılış konuşmalarının ardından iş dünyasının sorularını cevaplayan Demir, Endüstriyel Yetkinlik Değerlendirme ve Destekleme Programı’na (EYDEP) dahil olan firmalara sertifikalarını takdim etti.
Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. İsmail Demir, Bursa programı kapsamında ayrıca Bursa Organize Sanayi Bölgesi’nde yer alan fabrikalarda incelemelerde bulundu.

  • Aralık
  • 28
  • 2019

PROF. DR. İSMAİL DEMİR, "YILIN FOTOĞRAFLARI" İÇİN OY KULLANDI

Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. İsmail Demir, Anadolu Ajansının (AA) düzenlediği "Yılın Fotoğrafları" oylamasına katıldı. Başkan Prof. Dr. Demir "Sarıkamış şehitleri anısına", "Harran'da yaşam" ve "Şahika Ercümen'den dünya rekoru" başlıklı fotoğraflara oy verdi.
Başkan Prof. Dr. Demir, AA foto muhabirleri ve muhabirlerinin, Türkiye ve dünya gündemiyle ilgili önemli kareleri arasından seçilerek belirlenen fotoğrafları inceledi.
"Haber" kategorisinde, Hakan Burak Altınöz'ün "Sarıkamış şehitleri anısına" başlıklı fotoğrafına oy veren Başkan Demir, Sarıkamış olayının hatırlanması gerektiğini söyledi. Demir, fotoğraftaki kış mevsimi ile Türk Bayrağı'nın tonlarının uyumunun güzelliğine dikkati çekti.
"Yaşam" kategorisinde Halil Fidan'ın "Harran'da yaşam" başlıklı fotoğrafına oy veren Başkan Demir, karede yer alan kız çocuğunun yüzündeki ifadenin çok anlamlı olduğunu belirtti.
"Spor" kategorisinde, Şebnem Coşkun'un "Şahika Ercümen 'den dünya rekoru" fotoğrafını oylayan Başkan Demir, milli duyguların fotoğrafta ön plana çıktığını dile getirdi.

  • Aralık
  • 19
  • 2019

TÜRKİYE-KOSOVA SAVUNMA SANAYİİ İŞBİRLİĞİ 1. TOPLANTISI

Prof. Dr. İsmail Demir ile Kosova Savunma Bakanlığı Genel Sekreteri Faruk Geci niyet mektubu imzaladı.

  • Aralık
  • 16
  • 2019

PROF. DR. İSMAİL DEMİR UGANDA HEYETİNİ MİSAFİR ETTİ

Prof. Dr. İsmail Demir, Uganda Savunma Sanayii Başkanı James Mugira ve beraberindeki heyeti misafir etti. İki ülke arasında savunma sanayii alanında görüş alışverişinde bulunuldu.

  • Aralık
  • 13
  • 2019

SAVUNMA SANAYİSİNDE "SIFIR ATIK" SEVİYESİ KRİTER OLACAK

Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir, Endüstriyel Yetkinlik Değerlendirme ve Destekleme Programı (EYDEP) ile Türkiye'de yetkin şirketlerin çıkmasını ve küresel oyuncu olmasını hedeflediklerini belirterek, "Bu değerlendirme sistemimizin bir parçası da artık Sıfır Atık Projesi'nde gelinen seviye olacaktır." dedi.
Demir, Sıfır Atık Projesi'nin tanıtımı dolayısıyla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın katılımıyla ASELSAN'da düzenlenen törende yaptığı konuşmada, Türkiye'nin savunma sanayisi ihtiyaçlarının yerli ve milli olarak üretildiğini söyledi.
Türk savunma sanayisini küresel bir oyuncu haline getirmeyi hedeflediklerini belirten Demir, "Bu hedefler doğrultusunda yol alırken çevreye duyarlı hareket etmek adına, atıkların kontrol altına alınması ve gelecek nesillere temiz ve gelişmiş bir Türkiye bırakılması hedefiyle Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi'nin öncülüğünde başlatılan Sıfır Atık Projesi'ne destek verilerek, Başkanlığımız ve savunma sanayi ekosistemi tam olarak bu konuda uygulamaya geçme kararlılığındadır." ifadesini kullandı.
Demir, proje kapsamında farkındalığı sağlayacak en önemli hususlardan birinin de bayrak gemisi niteliği taşıyan şirketlerin atacağı öncü adımlar olduğunu dile getirdi. Demir, şöyle devam etti:
"Başkanlığımız çeşitli projelerde ana yüklenicilerimize çeşitli yükümlülükler getirmektedir. Onların alt yüklenici seçiminde belirli mecburiyetler getirmekteyiz. EYDEP ile Türkiye'de yetkin şirketlerin çıkmasını ve küresel oyuncu olmasını hedefliyoruz. Bu değerlendirme sistemimizin bir parçası da artık Sıfır Atık Projesi'nde gelinen seviye olacaktır."
Demir, Başkanlık olarak Sıfır Atık Yönetmeliği kapsamında en üst seviye olan Platin Sıfır Atık Belgesi alınmasını hedeflediklerini kaydetti.
ASELSAN Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Haluk Görgün de sürdürülebilir kalkınma için şirketlerin büyüme süreçlerinin yalnızca ekonomik ve kurumsal anlamda değil, aynı zamanda sosyal sorumluluk ve çevresel alanlarda da olması gerektiğini söyledi.
Görgün, ASELSAN'ın projelerinde çevreye duyarlı olduğunu vurgulayarak, "Başlattığımız geri dönüşüm seferberliğiyle ASELSAN'da hayata geçirdiğimiz Sıfır Atık Projesi'nin çalışmalarımızın en güzel örneklerinden biri olacağı kanaatindeyiz. Sıfır Atık Projesi'nde hedeflenen bireysel atıkların yönetimini de kapsayacak şekilde ASELSAN'ımız atık yönetim sistemini geliştirmiş ve Sıfır Atık Yönetim Sistemi'ni oluşturmuştur." diye konuştu.
Sistem hakkında bilgi veren Görgün, bir ay içinde atıklarını yüzde 83 azalttıklarını ifade etti. Görgün, geri dönüşüm seferberliği sayesinde şirketin bütün çalışanlarıyla geleceğe değer katacaklarına inandıklarını dile getirdi.

  • Aralık
  • 10
  • 2019

BAŞKAN DEMİR, ANTALYA'DA GAZETECİLERİN SORULARINI YANITLADI

Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. İsmail Demir, Savunma Sanayii Başkanlığı tarafından SSI katkılarıyla düzenlenen "Savunma ve Havacılık Sanayiinde Küresel Stratejiler Konferansı" kapsamında bir araya geldiği basın mensuplarının sorularını yanıtladı.
Savunma ve havacılık ihracatında erişilecek rakamların Türkiye'nin dünyadaki etkinliğinin, teknoloji konusundaki derinliğinin ispatı ve duyurulması anlamına geldiğini belirten Başkan Prof. Dr. Demir, bunun ülkenin yurt dışındaki teknoloji seviyesi algısını da değiştireceğini, burada geliştirilen teknoloji ve modellerin diğer sektörlere de olumlu etki edeceğini vurguladı.
Elektrikli otomobil konusunda yürütülen çalışmalara savunma sanayisinin katkıda bulunabileceğini ifade eden Başkan Prof. Dr. Demir, bunun yanında savunma sanayisinin de bu çalışmalardan yararlanması ve birlikte Ar-Ge yapılmasının mümkün olduğunu, savunma sanayisinde kullanılan bazı ürünlerde elektrikli motorların geleceğini bildiklerini bu konuda geleceğe yönelik bazı çalışmaların olduğunu dile getirdi.
Savunma sanayisinde yurt dışından temin edilen ürünlerle ilgili sorular üzerine Başkan Prof. Dr. Demir, şöyle konuştu:
"Son dönemde çeşitli taleplerde yavaşlamalar, süre uzatmaları, bazı ürünlerin gönderilmemesi gibi tavırlarla karşılaştık. Bunlar uzun vadede bizim için faydalı oldu. Alt bileşenlerdeki çok detay ürünlerde dikkatimizden kaçmış bir konunun yabancı bağımlılığını gördüğümüzde yerlileştirmekle ilgili derhal harekete geçme fırsatı bulduk. 'Şunu geciktiririz, bunu sonra veririz' veya 'vermeyiz' gibi tavırlar bizim için işaret fişeği anlamına geliyor. Bunu duyunca bir anlamda uyanmış oluyoruz. Bazen şirketler bu yabancı bileşenleri gözden kaçırabiliyorlar. Yerlileştirmede öncelik sıramız var. Her ürüne bir anda saldıramıyorsunuz. Nelere öncelik vereceğimiz konusunda bunlar mesaj veriyor."
Türkiye'nin bir dizi alanda dünyada en iyi ya da en iyiler arasında olabileceğine işaret eden Başkan Prof. Dr. Demir, "Türkiye, elektronik harp, elektromanyetik sistemler, lazer, yapay zeka ve yazılım gibi bir dizi alanda ortaya koyacağı gayret ve yatırımla dünyayla at başı gidebilir." değerlendirmesinde bulundu.
Milli Muharip Uçak'ın 2023'te hangardan çıkacağını, yer testleri ve motor testlerinin başlayacağını aktaran Başkan Prof. Dr. Demir, "Türk Silahlı Kuvvetlerinin gönül rahatlığıyla bir filo olarak kullanması 2028-2029 gibi düşünülüyor." diye konuştu.
Projeye ortak olma potansiyeli bulunan ülkelerle, o ülkenin harekat ihtiyaçlarının karşılanıp karşılanmayacağı da dahil bir dizi analiz, değerlendirme yapıldığını, bu sürecin çeşitli ülkelerle sürdüğünü söyledi. Başkan Prof. Dr. Demir, "Bazı şeyleri erkenden konuşmak bize uzun vadede zarar veriyor." ifadesini kullandı.
Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. İsmail Demir, Pakistan'a Atak helikopteri satışında ABD'den motor konusunda alınacak lisans için sürecin devam ettiğini dile getirerek "Bürokratik işlemler devam ediyor. Şu anda kasti bir gecikme var diyemiyoruz. Türkiye'den daha çok Pakistan'ı ilgilendiren bir ihracat, sonucu bekleyip göreceğiz. Atak motoruyla ilgili bu tür soru işaretleri, ihracat izinleri oldukça ihracat konusunda önümüzü istediğimiz kadar net göremiyoruz. TEI'de geliştirilmekte olan ve çekirdeği çalıştırılan motor Atak ve Gökbey'de kullanılacak. Bu motoru belki önümüzdeki yılın sonunda çalıştırıyor olacağız ama bu helikoptere takılıp uçurulacağı anlamına gelmiyor. Sonrasında detaylı bir test süreci var. Bu süreç ne kadar hızlandırırsanız hızlandırın zaman alıyor. Yoksa Atak'ın motorunu da önümüzdeki sene sonunda verdik diyebiliriz ama bu parametreler düşünüldüğünde biraz daha zaman alacak."
Savunma sanayisinde Türkiye'nin iyi bir yürüyüşü olduğunu belirten Başkan Prof. Dr. Demir, "Bu yürüyüş bulunduğumuz konumu düşündüğümüzde yetmez. Gerçekten koşmamız gerekiyor. Yakalamamız gereken çok sayıda hedef var. Koşmak için de koşmayı sağlayacak gerekli parametreleri, kas gücünü yerli yerine koymamız lazım. Bu insan kaynaklarına, stratejik ürünlere ağırlık vermektir." dedi.
Sektörün ihtiyaç duyduğu insan kaynağının geliştirilmesi ve sektörde görev alanlara yeni donanımlar kazandırılması için çok yönlü, çeşitli modeller barındıran bir akademi programını hayata geçirmeyi amaçladıklarını bunun için çeşitli kurumlarla iş birliği yapmaya açık olduklarını bildirdi.
Başkan Prof. Dr. Demir, siber güvenliğin de öncelikli gündem maddeleri arasında yer aldığına dikkati çekerek, şunları kaydetti:
"Siber güvenlikte çok sayıda zayıf şirket olmasındansa güç birliği yaparak dünya piyasasını sallayabilecek, ses getirebilecek yapılanmalar oluşturulmasını amaçlıyoruz. Türkiye Siber Güvenlik Kümelenmesi ile bunun zeminini yokluyoruz. Uzun vadeli olması, Türkiye ve dünya pazarında güven verebilmeleri için bir araya gelebilmeleri, kabiliyetlerini birleştirmeleri ve iş bölümü yapmaları gerektiğine inanıyoruz. Bu konuda teşvikçiyiz, takibini yapacağız. Öncelikle kamunun yerli ürün kullanmasını, sonra sektörün yerli ürünlere güvenmesini sağlamak gerekiyor."
Türkiye'nin potansiyel pazarlarında Batı hayranlığı bulunduğunu dile getiren bu hayranlığın, Batılı ülkelerin kurduğu politik baskının ve Batılı şirketlerin kurduğu bağımlılık ilişkilerinin zayıflatılması gerektiğini vurgulayan Başkan Prof. Dr. Demir, şöyle konuştu:
"Bütün bunları ortaya koyduğunuzda sadece ürününüzle öne çıkmanız zor görünüyor. Ürünlerin alandaki performansını gösterdikçe, çeşitli testleri onlara izlettikçe, özellikle tesislerimizi gezdirdiğimizde istisnasız hayranlıkla karşılaşıyoruz. Bir ülkede başbakana İHA'ları anlatıyorduk. Dinledi ve 'Güzel' dedi. Cep telefonunda birkaç operasyon görüntüsü vardı. Onları gösterdik ve aynı şeyi anlatmış olamamıza rağmen ilgisi birden arttı. O görüntü müthiş etkili oldu. Bir başkası görüntüleri Batılı bir ülkeden zannetti ve 'Siz bu seviyede misiniz?' diye sıçradı. İnsanlar gördüğüne inanıyor."
F-35 konusunda Türkiye için ortaklığın sürdüğünü, alınacak uçaklarla ilgili sözlerin devam ettiğini söyleyen Türkiye’nin ortaklıktan çıkarılmasının muhatapları için de memnuniyet verici olmadığına işaret eden Başkan Prof. Dr. Demir, "Acaba bir yol bulunur mu diye karşılıklı konuşacağız. Onların tavrı nasıl olur bilmiyorum ama bizim tavrımız olumlu yönde olacak." diye konuştu.
F-35 ile SU-35 uçaklarının "35" rakamından başka pek bir benzerliği bulunmadığını belirterek şunları kaydetti:
"Bunlar birbirinin yerine geçecek uçaklar değil. Bu konuda alım yapıyoruz, alıyoruz demek doğru değil. Karşı taraf bir öneri yapmak istedi, biz de bu öneriyi inceliyoruz. Bu öneriyi beğendik, beğenmedik, alıyoruz gibi bir algının oluşması yanlış. Başkanlık olarak üzerimize düşen çeşitli yönleriyle bu öneriyi değerlendirmek, kuvvete sormak. Masaya yeni seçenek koydular ama 'Ne güzel seçenek, hemen yarın alıyoruz' demek mümkün değil. Bunu SU-35 alıyoruz diye dillendirmek hem kamuoyunu yanıltıcı olur hem uluslararası arenada 'Türkiye ne yapıyor?' diye bir şey çıkar. Bu tür teklifler çok detaylı olmalı, sayfalarca doküman bulunmalı. Çok çok erken, prematüre bir halde. Basında 'Türkiye SU-35 aldı, alacak' diye bir şey çıkması çok sağlıklı bir yönlendirme olmaz."
Başkan Prof. Dr. Demir, S-400 alım sürecinde ortak üretim ve teknoloji transferi kalemlerinde belirledikleri unsurlar olduğuna işaret ederek, "Daha sonra Türkiye'nin kendi sistemini geliştirme sürecinde de burada edinilen tecrübelerin kullanılması da tabidir. Bu anlamda iş birliğinin çerçevesi ve boyutları bu temas devam ettikçe daha da genişleyerek sürebilir, iki tarafın uzlaşmasına, tavırlarına bağlı." diye konuştu.
Geçen günlerde Ankara'da Hava Kuvvetleri tarafından yapılan testlerin "S-400 test edildi" diye lanse edilmesinin abartı olduğunu ifade eden Başkan Prof. Dr. Demir, kurum sürecindeki olağan adımların izlendiğini anlattı.
Türkiye'nin tamamını uzun menzilli yüksek irtifa hava savunma sistemi ile kapsamak için ihtiyacın 4'ten fazla sisteme karşılık geldiğini vurgulayarak "Bu anlamda iki sistemden bahsediyoruz. Daha fazla sistem ihtiyacımız var. Bunları milli olarak geliştirmek üzere çalışıyoruz. Bu arada boşluğu doldurmak üzere makul, kabul edilebilir şartlarda Patriot teklifi gelirse inceleriz dedik." ifadelerini kullandı.
Milli Piyade Tüfeği (MPT-76) üretiminde 60 bine doğru gidildiğini, ilk hedefin 120 bine ulaşmak olduğunu vurgulayan Başkan Prof. Dr. Demir, Türk savunma sanayisi ürünlerinin filmler ve bilgisayar oyunlarında yer almasının da olumlu etki yaratacağını bildirdi.
Deniz Kuvvetlerine, "hovercraft" olarak bilinen hava yastıklı çıkarma aracı temin edilmesi gibi bir gündemleri olmadığını belirterek bir soru üzerine, "TCG Trakya (ikinci çok maksatlı amfibi hücum gemisi) talebi şu anda elimizde yok. Kuvvet ve çeşitli birimlerden gelen talepler herkesin olduğu masada değerlendirip bir öncelik sırasına konularak gündeme alınıyor." yanıtını verdi.
Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. İsmail Demir, NATO ile ilişkiler konusundaki sorular üzerine, teşkilat ile ilgili Türkiye'de ve NATO'da bir tereddüt bulunmadığını söyledi.
NATO çerçevesinde S-400'lerden kaynaklanan argümanların suni olduğuna inandıklarını dile getirerek şu değerlendirmede bulundu:
"NATO Genel Sekreteri'nin çeşitli demeçlerinde bu da görüldü. Türkiye, NATO yükümlülüklerini her zaman yerine getirmiş ve getirecek bir ülke, NATO'nun da Türkiye'ye ihtiyacı çok açık. Türkiye'siz NATO'nun bir kanadının boş kalacağı çok doğru. Türkiye bu konuda her ortamda ve her zaman NATO üyeliğiyle ilgili kafalarda hiçbir tereddüt bırakmayacak şekilde bütün yükümlülüklerini yerine getirdiğini, getireceğini söylüyor. Bu ittifakın bir parçası olduğunu ve olacağını vurguluyor. İttifak içinde ise suları bulandırmaya yönelik birkaç söylemin dışında ciddi bir şekilde Türkiye ile ilgili bir soru işareti bulunmuyor."

  • Aralık
  • 02
  • 2019