Haberler

TEKNOPARK İSTANBUL 2. ETAP AÇILIŞI GERÇEKLEŞTİ


Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Teknopark İstanbul 2. Etap Açılış Töreni'nde, Türk-Japon Bilim ve Teknoloji Üniversitesinin Teknopark'ın hemen yanında kurulmasını isabetli bulduğunu ifade ederek, havalimanı bölgesinde kurulan fuar ve kongre merkezi ile millet bahçesinin de Teknopark'a önemli katkılar sunacağını dile getirdi.
2. Dünya Savaşı'nın ardından kendilerine bilim ve sanayi alanında doğru hedefler belirleyip planlı ve kararlı şekilde ilerleyen ülkelerin, dünyada söz sahibi bir yere geldiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:
"Türkiye, Menderes ve Özal dönemi dışında böyle bilinçli bir hedefe sahip olmadığı ve gerekenleri yapmadığı için yarıştan kopmuştur. Yeniden bu yarışa dahil olmamız son 17 yılda demokraside ve ekonomide gerçekleştirdiğimiz adımlar ve atılımlar sonucu gerçekleşmiştir. Nitekim içinde bulunduğumuz Teknopark da rahmetli Turgut Özal'ın bir projesiydi. Bu bölge 1988 tarihinde, yani bundan tam 32 sene evvel Bakanlar Kurulu kararıyla İleri Teknoloji Endüstri Parkı ve Havaalanı Proje Alanı olarak belirlendi. İçinde havalimanı da olan uluslararası ölçekte projelerin yürütüldüğü bir teknoloji merkezi oluşturulmak amacıyla bu adım atıldı. Ancak bu arazi yıllarca boş kaldı. Sabiha Gökçen Havalimanı 2001'de biterken, işin teknoloji parkı boyutu tamamıyla görmezden gelindi. Ne mutlu ki projenin teknopark ayağını hayata geçirmek bize nasip oldu. Ülkemize 18 yılda yollar, köprüler, havalimanları gibi dev eserler yanında bilimi, teknolojiyi ve inovasyonu destekleyecek bu tür merkezler kazandırdık. Sadece bu iklimi ve altyapıyı oluşturmakla kalmadık, sürekli geliştirdik, olgunlaştırdık, hayatta kalması ve sürdürülebilirliği için her türlü desteği verdik."
Teknopark İstanbul'da 312 şirket ve kuluçka merkezindeki girişimcilerin 5 binin üzerinde çalışanı istihdam ettiğini kaydederek, "Savunma sanayi başta olmak üzere pek çok alanda öncü projeler burada ortaya çıktı. ASELSAN, TAI, TEI, Roketsan, BMC Power gibi büyük şirketler, Altınay Havacılık, Fourtech, Femsan, Armelsan, Figes gibi yüksek teknoloji firmaları burada yerli ve milli projelere imza atıyor. Ülkemizin gururu MİLGEM Korvet, Altay Tankı, ANKA İHA, AKYA Torpido ve LHD amfibi hücum gemisi gibi projelerin Ar-Ge çalışmaları Teknopark İstanbul'da yürütülüyor. Odak teknoloji alanlarında 10'dan fazla üniversite burada akademi-sanayi işbirliğinin başarılı uygulamalarını hayata geçiriyor. Teknopark İstanbul, sunduğu nitelikli altyapı, atölye, laboratuvar ve sosyal imkanlarıyla yabancı şirketleri de cezbediyor. Bunlar arasında BASF yenilik merkezi, Boeing'in ülkemizdeki inovasyon merkezi, küresel otomotiv sektörüne hizmet veren dünyanın lider motor aktarma organları ve araç mühendisliği şirketi FEV Türkiye de yer alıyor." diye konuştu.
Burada yürütülen çalışmaların diğer teknoparklara da örnek olduğunu anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm etapları tamamlandığında İstanbul Teknopark'ın 1,5 milyon metrekarelik kapalı alanda binden fazla Ar-Ge firmasına ev sahipliği yapan bir yere dönüşeceğini kaydetti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, burayı 43 bin araştırma geliştirme mühendisinin çalıştığı, dünyanın sayılı Ar-Ge merkezlerinden biri konumuna getirmeyi amaçladıklarını vurgulayarak, şöyle konuştu:
"Ülkemizdeki 85 teknoparkımızın hepsinde de firmalara son derece cazip teşvikler sunuyoruz. Ülkemizin en yetenekli gençleri en başarılı girişimcileri bu kampüslerde hayallerini gerçeğe dönüştürüyor, ülke ekonomisine katkıda bulunuyor. Bu gibi merkezler tersine beyin göçünü de teşvik ediyor. Yurdumuza dönecek araştırmacılara birinci sınıf iş ortamları sunuyor. Çok müşahhas bir örnek vereyim, Türkiye'nin daha kısa bir zaman önce 'Türkiye'nin otomobili Projesi' halkımız tarafından büyük bir teveccühle karşılandı. Türkiye ilk yerli otomobil için harekete geçtiğinde birileri Türkiye'de otomobil sanayi kurulamaz diye resmi raporlar yazıp niyetlerini kayda geçiriyorlardı. Bu zihniyet ülkemize 60 yıl kaybettirdi. Biz bu adımı attık ve gördük ki Türkiye'nin gücü de potansiyeli de yeterli."
Bu projenin beyin takımının Bilişim Vadisinde, Türkiye'nin medarı iftiharı olabilecek teknoloji ve inovasyon merkezinde şu anda çalışmalarını sürdürdüğünü dile getiren Erdoğan, "Birçok Türk mühendis ve profesyonel, yurt dışındaki prestijli işlerini bırakıp sırf bu projede yer almak için büyük bir heyecanla vatanlarına döndüler. Şimdi Türkiye'nin teknoloji üssü Bilişim Vadisi'nde geleceği şekillendirecek çalışmalar yürütüyorlar." dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen sene uygulamaya başladıkları Uluslararası Lider Araştırmacılar Programı'na gelen talebin de ümit verici seviyede olduğuna işaret ederek, "Dünyanın en iyi üniversitelerinden, dünyanın en iyi araştırma merkezlerinden üst düzey araştırmacılar, çalışmalarını yürütmek için artık ülkesini Türkiye'yi seçiyor. Gelen araştırmacılar akademik birikimlerini ve saha tecrübelerini ülkemize aktarıyor, doktora öğrencileri yetiştiriyor ve gençlerimize rol model oluyorlar." ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin genç nüfusuyla, giderek yaşlanan Avrupa ve Japonya gibi bilim ve teknoloji devi bölgelerinin yerine geçmeye aday olduğunu söyledi.
Bunun için en önemli hazine olan gençlerin becerilerini geliştirecek ve meraklarının peşinden koşmalarını teşvik edecek bilim merkezleri, deneyap teknoloji atölyeleri açtıklarını anlatan Erdoğan, "Teknofest'in gördüğü ilgi, milletimizin teknoloji alanındaki potansiyelinin gücünü gösteriyor ve bununla birlikte de geleceğe yönelik ümitlerimizi daha da arttırıyor." dedi.
Türkiye'nin geleceğinin, teknolojide ve inovasyonda olduğunu vurgulayan Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:
"Biz kendimizi savunma sanayisinde ispatladık. Şimdi sıra üretimin diğer alanlarına geldi. Bilinçli bir stratejiyle bunu başaracağımıza inanıyorum. Milli gelirde, ihracatta, iktisadi ve sosyal kalkınma göstergelerinde geldiğimiz yer, bize bu cesareti veriyor. Bu başarıların üzerine yenilerini koyacak topyekun bir üretim seferberliği ile Türkiye'yi küresel bir yatırım merkezi yapacağız. 2018'in son çeyreğinde ve geçen sene tamamen dış kaynaklı bir ekonomik saldırı sebebiyle, hedeflerimizin biraz gerisinde kaldık. Hamdolsun bu ekonomik tuzağı bozduk ve ekonomimiz yeniden yükselişe geçti. Türkiye için en kötü senaryoları yazan uluslararası kuruluşların tahminlerini boşa çıkarttık. Şimdi hepsi de 'Biz hata etmişiz. Aslında Türkiye daha hızlı toparlanacak' demeye başladılar. 2019'u her şeye rağmen, pozitif büyüme ile kapatacağımız anlaşılıyor. Bu yıl da öngörülerin çok üzerinde bir büyüme rakamına ulaşacağımıza can-ı gönülden inanıyorum."
Finansman maliyetlerinin düşmesiyle yatırım ikliminin, yeniden canlanmaya başladığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:
"Otomobilden konuta kadar her sektörde bunun işaretlerini görüyoruz. Ekonomiye güven artıyor. Üretim cephesinden rekorlar gelmeye başladı. Sanayi üretimimiz 21 ay sonra yüzde 8,6'lık bir artışla rekora imza attı. İmalat sanayinde siparişler artıyor. İç talep güçleniyor. Buradan tüm iş dünyamıza seslenerek diyorum ki, zaman, yatırım zamanıdır. Yatırım olacak ki üretim olsun ve istihdam artsın. Hükümet olarak yatırım desteği veriyoruz, üretim desteği veriyoruz, Ar-Ge desteği veriyoruz, istihdam destekleri veriyoruz ve faizler ciddi manada tek haneli rakama düşmüş vaziyette. Öyleyse şimdi girişimcinin artık yatırım zamanıdır. Yatırım istihdamı getirecektir. İstihdam üretimi ve ardından da rekabeti getirecektir. Yani üzerimize düşen her şeyi biz yapıyoruz. Girişimci de üzerine düşeni yapsın. Sonra geç kalırsınız."
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yatırım için gereken öngörülebilirliği sağlayacak tüm makro politikaları şeffaf bir biçimde uyguladıklarını belirterek, eksik olan ne varsa el birliği ile üzerine gideceklerini, Türkiye'yi en kısa sürece 2023 hedefleriyle buluşturacaklarını söyledi.
En büyük hayallerinin gençlere 2053 ve 2071 vizyonlarını hayata geçirebilecekleri güçlü bir Türkiye bırakmak olduğunu ifade eden Erdoğan, "Birliğimize, beraberliğimize, kardeşliğimize, ülkemize ve milletimize olan inancımıza sıkı sıkıya sahip çıktığımız sürece, bu hayalimizi gerçeğe dönüştürmemize kimse mani olamaz." dedi.
Açılışta, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yanı sıra, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, AK Parti İzmir Milletvekili Binali Yıldırım, İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. İsmail Demir de yer aldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, tören öncesinde Cumhurbaşkanı Yrd. Oktay ve bakanlarla Teknopark İstanbul'da geliştirilen ürünlerin sergilendiği alanı gezerek, milli teknolojiler hakkında bilgi aldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 2. Etap açılışını yaptığı Teknopark İstanbul, Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı'nın yanında, yerli ve yabancı girişimcilerin Türkiye'nin teknoloji geliştirme kapasitesine katkıda bulunabilmesi amacı ile Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) ve İstanbul Ticaret Odası (İTO) ana ortaklığında kurulan bir teknoloji geliştirme bölgesi olarak faaliyet gösteriyor.
Ar-Ge faaliyetlerinin ve teknolojik üretimin desteklendiği, böylece girişimciliğin ve yerli milli üretimin ve istihdamın tetiklendiği bir ekosistem yarattığı belirtilen Teknopark İstanbul'da, başta savunma sanayi olmak üzere havacılık/uzay, denizcilik, ileri elektronik, enerji, sağlık bilimleri ve endüstriyel yazılım alanlarında yüksek teknoloji içerikli Ar-Ge çalışmaları yapan; Aselsan, TAI, TEI, Roketsan, STM, ASFAT, BMC Power, Vestel Savunma, Yaltes, C-Tech, Altınay Havacılık, Pavotek, Femsan, Armelsan, Kale Havacılık, Figes, Boeing gibi şirketlerin de aralarında bulunduğu yerli ve yabancı şirketler yer alıyor.
Öte yandan, Altay Tankı, Akıncı TİHA, Anka İHA, Atak Helikopteri ve özellikle denizcilik sektöründe Milgem Korvet, Anadolu Çok Maksatlı Amfibi Hücum Gemisi gibi savunma sanayinin önde gelen Ar-Ge projelerine destek veren Teknopark İstanbul'da, 2020 Yılı Ocak sonu itibariyle 312 firmanın bulunduğu, 5 bin 392 Ar-Ge mühendisinin çalıştığı ve 1763 savunma sanayi odaklı milli projenin hayata geçirildiği de kaydedildi.
Teknopark İstanbul'da mevcut durumda 1. ve 2. Etap yapılar ile arazi tahsisi yapılarak kendi binalarını inşa eden firmaların alanlarıyla birlikte toplam 210 bin metrekare kapalı alan bulunduğu belirtilirken, açılışı yapılan 2. Etap binalarda 2020 sonuna kadar 4 bin ek istihdam sağlanmasının hedeflendiği vurgulandı.
Bu arada, Teknopark İstanbul'un, 2030 yılına kadar sağlanacak istihdam ve gerçekleştirecek ihracatlarla ekonomiye 10 milyar dolarlık katkı sunmasının hedeflendiği de ifade edildi.

  • Şubat
  • 16
  • 2020

PROF. DR. İSMAİL DEMİR MACARİSTAN HEYETİNİ MİSAFİR ETTİ

Prof. Dr. İsmail Demir, Macaristan Milli Silahlanma Direktörü Dr. Gáspár MARÓTH, Macaristan Savunma Kuvvetleri Komutan Yardımcısı Korg. Gábor BÖRÖNDI ve beraberindeki heyeti misafir etti. Başkan Prof. Dr. DEMİR başkanlığındaki SSB heyeti ve Macaristan heyeti arasında gerçekleştirilen toplantıda, SSB ve Türk Savunma Sanayii anlatılarak iki ülke arasındaki potansiyel savunma sanayii işbirliği alanları ele alındı.

  • Şubat
  • 13
  • 2020

BAŞKAN PROF. DR. DEMİR, MKE’Yİ ZİYARET ETTİ

Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. İsmail Demir, savunma sanayinin köklü kurumu MKE’yi ziyaret etti. İki kurum arasında yapılan çalışmalarda gelinen durum hakkında bilgi alındı ve yürüttüğümüz projeler üzerine konuşuldu.

  • Şubat
  • 12
  • 2020

DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI 13. SAM SÖYLEŞİLERİ “SAVUNMA SANAYİİ-DIŞ POLİTİKA İLİŞKİSİ”

SAM Söyleşileri’nin Şubat ayı oturumu Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Sayın Prof. Dr. İsmail Demir'in katılımıyla Dışişleri Bakan Yardımcısı Sayın Yavuz Selim Kıran'ın moderatörlüğünde gerçekleştirilmiştir.
Başkan Prof. Dr. Demir, savunma sanayiinin dış politika ile yakından ilgili olduğunu ifade ederek bu alanda güçlü olmanın kritik önem taşıdığını vurguladı. Oturumda ayrıca Savunma Sanayii Başkanlığı ile Dışişleri Bakanlığının daha koordineli hareket etmesi hakkında fikir alışverişinde bulunuldu.

  • Şubat
  • 11
  • 2020

TEKNOKENT SAVUNMA SANAYİ KÜMELENMESİ 7. PROJE PAZARI ETKİNLİĞİ YAPILDI

Ana teması "sektörel iş birliği" ve "nitelikli iş gücü" olarak belirlenen Teknokent Savunma Sanayi Kümelenmesi (TSSK) 7. Proje Pazarı etkinliği, ODTÜ Kültür ve Kongre Merkezi'nde yapıldı. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. İsmail Demir, etkinlikteki konuşmasında, savunma sanayinin bütünsel olarak sanayileşmenin ve kalkınmanın önemli bir parçası kabul edildiğini söyledi.
Yeni dönemin teknolojilerini ıskalamamak için çok geniş ve dikkatli bir çalışma yapılması gerektiğini ifade eden Başkan Prof. Dr. Demir, "2019-2023 Dönemi Stratejik Planımızda da silahlı kuvvetlerimizin ve güvenlik güçlerimizin ihtiyaçlarını, sürekli gelişim anlayışı ile azami ölçüde milli teknolojiler ve yerli imkanlarla karşılamak ve sürdürülebilir savunma sanayi içinde savunma ihracatını artırmak üzere savunma sanayinin ekosistemini güçlendirmek, savunma sanayinde edinilen becerilerin sivil sektöre yayılmasını temel amaç olarak belirledik." değerlendirmesinde bulundu.
Başkan Prof. Dr. Demir, bu hedeflere ulaşmak için sistem, alt sistem ve bileşen seviyesinde dışa bağımlılığın azami ölçüde azaltılacağını aktardı. Savunma Sanayii İcra Komitesinin ve Savunma Sanayii Başkanlığının yapısının değiştiğini anımsatarak "Bu Türkiye için şu mesajı veriyor. Ortada etkinliği daha da artırılmak istenen bir yapı var. Bu da savunma sanayinin ülkemiz için önemi anlaşılmış durumda. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bizzat şahsi himayemde dediği bir sektör olmuş durumda." ifadesini kullandı.
Aselsan Deniz Sistemleri Grup Başkanı Behçet Karataş da teknolojik bağımsızlığın hayati önem taşıdığını vurgulayarak, Türk savunma sanayine Aselsan olarak altyapı, Ar-Ge, kalite yönetimi ve insan kaynağı gibi birçok alanda katkıda bulunduklarını söyledi. Yerli iş ortakları ve tedarikçilerle iş birliği içinde çalıştıklarını ifade eden Karataş, Aselsan'nın sürdürülebilir büyümesinde yurt içi tedarikçilerin payının artmasının yerel ekonomiyi desteklediğini bildirdi.
Havelsan Genel Müdürü Ahmet Hamdi Atalay ise savunma alanının Türkiye'nin ulusal güvenliği için hayati öneme sahip olduğunu belirtti. Savunma endüstrisinin yüksek katma değerli bir endüstri olması dolayısıyla ekonomik olarak çok özel bir yere sahip olduğuna dikkati çeken Atalay, ihracat içindeki katma değerin artması için Ar-Ge ve inovasyonun önemli olduğunu dile getirdi.
Cumhurbaşkanlığı İnsan Kaynakları Ofis Başkanı Salim Atay, ofis olarak politika yapıcılara, karar vericilere doğru veri sağlamak ve veriye dayalı karar verme süreçlerine destek olma gibi iddialarının olduğunu söyledi. Bu amaçla çalıştıklarını bildiren Atay, "Ofis olarak politikamız, başkaları da bizim ülkemizi tercih edebilsin. Bizim insanımız başka bir ülkeye giderse yine önünde sonunda gelmesi gereken en önemli ülkenin burası olduğunu görsün bilincini aşılamak." diye konuştu.
Atay, Türkiye'nin insan kaynağı envanterinin çalışmasının hızla sürdüğünü belirterek, "Yakında ilgili kurum ve kuruluşlara sağlıklı insan kaynağı planlaması yapabilmeleri için makro veri bağlamında bu veriden uç vereceğiz ve onlar orada istedikleri gibi planlamaları yapabilecekler." değerlendirmesinde bulundu.
Milli Savunma Bakan Yardımcısı Alpaslan Kavaklıoğlu da silahlı kuvvetlerin ihtiyacı olan her türlü silah, araç, gereç ve mühimmatı milli savunma sanayinden sağlamanın önemli olduğunu kaydetti.
Savunma teknolojilerinin değişim hızının arttığını ifade eden Kavaklıoğlu, hızlı bir şekilde değişen teknolojiye uyum sağlamanın önemli olduğunu vurguladı. Kavaklıoğlu, bağımsız politikalar uygulayabilmek için Türkiye'nin hızla değişen teknolojiye uyum sağlaması gerektiğini kaydetti. Konuşmaların ardından etkinliğin sponsorlarından Aselsan ve Havelsan' a plaket verildi. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. İsmail Demir ve beraberindeki heyet stantları ziyaret ederek, ürünler hakkında bilgi aldı.

  • Şubat
  • 05
  • 2020

ANKARA UZAY VE HAVACILIK İHTİSAS ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ (HAB) ZİYARETİ

Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Prof Dr. İsmail DEMİR, yapımı devam eden Ankara Uzay ve Havacılık İhtisas Organize Sanayi Bölgesini (HAB) ziyaret ederek incelemelerde bulundu. Müteşebbis Heyet Toplantısına katıldı ve yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldı.
Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir, Ankara Uzay ve Havacılık İhtisas Organize Sanayi Bölgesi'nde (HAB) faaliyet göstermek üzere yaklaşık 120 şirketin başvurduğunu belirterek, "Burası, Türkiye'nin havacılık ve uzay anlamında, kalbinin atacağı bir nokta olacak." dedi.
Söz konusu bölgede çalışmalara hız verdiklerinin altını çizen Başkan Prof.Dr. Demir, HAB'ın 7,2 milyon metrekarelik alana yayılmasını planladıklarını söyledi.
Başkan Prof. Dr. Demir, HAB'a yaklaşık 120 şirketin başvurduğuna işaret ederek, "Firmalarımız birer ikişer faaliyete başladı, bazıları tesislerini kurdu. Nihai noktaya ulaştığımızda 20 binin üzerinde istihdam planlıyoruz. Havacılık ve uzay alanında bir ihtisas organize sanayi bölgesi olmasının yanı sıra burada bir ekosistem oluşacak. Burası, Türkiye'nin havacılık ve uzay anlamında, kalbinin atacağı bir nokta olacak." değerlendirmesinde bulundu.
HAB'da bir teknoparkın da bulunduğuna dikkati çeken Başkan Prof. Dr. Demir, modern üretim tekniklerinin sunulacağı bölgenin, bilimin ve teknolojinin merkezi olacağını aktardı. HAB'ın alt yapısının 2022'nin sonuna doğru bitirmeyi planladıklarını vurgulayarak, bölgede faaliyet gösteren bir firmanın ihracata başladığını da sözlerine ekledi.

  • Şubat
  • 04
  • 2020

SSB-OSTİM İŞ BİRLİĞİ PROTOKOLÜ İMZALANDI

Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. İsmail Demir, OSTİM Organize Sanayi Bölge Başkanlığı'nda gerçekleştirilen "SSB-OSTİM İşbirliği Protokolü İmza Töreni"nde yaptığı konuşmada, sanayi ekosisteminde çok disiplinli alanlara hizmet veren yetkinlikteki şirketlerin önem taşıdığını söyledi.
Başkan Prof. Dr. Demir, OSTİM ile imzalan protokolle sanayide yerlilik oranlarının daha yukarılara taşınacağını, savunma sanayisindeki teknolojik altyapı ve yetkinliklerin diğer sektörlere de katkıda bulunacağını tüm sektörlerde yerli üretim milli tasarımlar olmasını arzuladıklarını ifade etti.
İmzalanan işbirliği protokolüyle savunma sanayisi projelerinin sayısının ve çeşitliliğinin artacağını ifade eden Başkan Prof. Dr. Demir, "Protokolle bir dizi alt ürünle ilgili çeşitli kabiliyetlerin farkındalığı sağlanarak yerlileştirme faaliyetlerimizde daha derine inilip yerlilik oranlarımızın çok daha yukarılara taşınması sağlanmış olacak." dedi.
Konuşmanın ardından Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. İsmail Demir ile OSTİM Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Aydın tarafından söz konusu protokole imzalar atıldı. İmza töreninin ardından Başkan Prof. Dr. Demir basın mensuplarının sorularını cevapladı.
Altay tankı ihalesinin feshine yönelik talepler ve kendisinin görevi kötüye kullandığına ilişkin iddiaların hatırlatılması üzerine, söz konusu ihaleyi son derece şeffaf yaptıklarını dile getirerek "Siyasi polemiğe girmek istemiyoruz. Savunma sanayisinde onlarca proje ve ihale yapılıyor, bunların kendine göre şartları var. Altay tankı nedir, prototip nedir, derslerine çalışsınlar, ondan sonra bizle muhatap olsunlar." diye konuştu.
Altay tankının motoruna ilişkin siyasi arenadaki gelişmeleri de takip ettiklerini vurgulayan Başkan Prof. Dr. Demir, konuyla ilgili Türkiye ile Almanya arasındaki görüşmelere dikkati çekti. Şu değerlendirmede bulundu; "(Almanya'dan tank motoru temini) Konu, siyasi zeminde gündeme getirildi. Bu konuyla ilgileneceklerini belirttiler. Gelişmeleri takip edeceğiz. Bu konuda negatif geri dönüş olmadı. Yapılan görüşmelerde mesaj alındı, üzerinde çalışacakları söylendi."
Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. İsmail DEMİR, Altay tankının envantere giriş zamanına ilişkin soru üzerine, "İhalede T0 başlangıç şartı vardır, verilen prototip içinde kullanılan komponentler vardır. Eğer bu komponentleri sağlayamıyorsanız projeye başlayamazsınız. T0 imzayla başlayacak ümidimiz vardı ama bu konuda spekülasyon yapanların önümüze çıkan dış engeller için hiçbir yorum yapmaması manidardır." dedi.

  • Ocak
  • 31
  • 2020

SSB GENİŞLETİLMİŞ ÜST YÖNETİM TOPLANTISI

Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı Başkan Yardımcılarının, Daire Başkanlarının, Grup Başkanlarının ve Müdürlerin katılımıyla Başkanımız Prof. Dr. İsmail Demir başkanlığında Değerlendirme Toplantısı düzenlendi. Toplantıda kurum faaliyetleri ve projelerimize dair fikir alış verişinde bulunuldu.

  • Ocak
  • 30
  • 2020

GAZİANTEP’TE TEKNOFEST 2020 TANITIM TOPLANTISI DÜZENLENDİ

"Teknofest Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali'ne" ev sahipliği yapacak Gaziantep'te tanıtım toplantısı düzenlendi.
Zeugma Mozaik Müzesi’nde düzenlenen toplantıda bir konuşma yapan Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. İsmail Demir Teknofest gibi milli teknoloji hamlesine katkı veren bir organizasyonun paydaşı olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Teknofest'in İstanbul'dan sonra Gaziantep'te düzenlenecek olmasının vizyonel bir çıkış olduğuna dikkati çelen Demir, kentin İstiklal Harbi'nde de meşaleyi yakan bir şehir olduğunu hatırlatarak, Gaziantep'in teknoloji ve sanayi hamlesinde de başarması gerekenler olduğunu söyledi. Demir; “İstiklal harbimizde mazlum milletlere ilham kaynağı olduğumuz gibi savunma sanayi, bilim ve teknoloji alanlarında da mazlum milletlere ilham verebilmemiz açısından Teknofest son derece önemlidir” şeklinde konuştu.

  • Ocak
  • 20
  • 2020

T70 HELİKOPTERLERİ İÇİN İLK TESLİMAT

Türk Genel Maksat Helikopter Programı (T70) kapsamında Alp Havacılık tarafından üretilen dinamik komponentler ve iniş takımları, ana yüklenici Türk Havacılık ve Uzay Sanayii AŞ'ye (TUSAŞ) teslim edilmeye başlandı.T70 Dinamik Komponentleri ve İniş Takımları İlk Teslim Töreni, Alp Havacılık tesislerinde gerçekleştirildi.
T.C. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. İsmail Demir, burada yaptığı konuşmada, T70 Genel Maksat Helikopter Programı kapsamında 6 ayrı kullanıcının ihtiyaçları doğrultusunda 2 farklı konfigürasyonda 109 genel maksat helikopterinin üretilmesini planladıklarını söyleyerek "109 rakamının artması muhtemel, bu konuda bazı çalışmalarımız var." dedi.
Başkan Prof. Dr. Demir, program kapsamında Türk savunma sanayisi açısından önemli pek çok ilkin yaşandığına işaret ederek, "Projede uyguladığımız politikalar neticesinde yerlilik oranımız yüzde 63'e erişmiş bulunmakta. Bu kapsamda kokpit, kabin, paller TUSAŞ, aviyonik suit ASELSAN, motor TEI, iniş takımı ve dişliler Alp Havacılık tarafından üretilmekte. Alp Havacılık bir lig atlama aşamasına gelmiş bulunmakta. Parça üreten bir şirketten sistem yapan, entegre eden bir boyuta gelmek üzere." diye konuştu.
Büyük savunma şirketlerinden "çınar olurken, nice fidanları büyütmelerini" istediklerini belirterek Alp Havacılık'tan da bu yönde çalışmalar beklediklerini vurguladı.
Başkan Prof. Dr. Demir, Eskişehir'in havacılıkta önemli bir merkez olduğunu, bu önemin daha da artacağını dile getirerek şunları kaydetti:
"Ülkemize ilişkin uygulanan bazı kısıtlamalar, F35 projesinde olduğu gibi bazı durdurmalar vesaire, bize bir müddet 'acaba ne oluyoruz?' dedirtebilir ama asla ve kat'a önümüzü kesmez, bizi daha hızlandırır. İrili ufaklı ambargo kararlarının hepsinin ama hepsinin bu milletin, özellikle bizlerin, savunma sanayisi çalışanlarının aşkını, şevkini, iradesini, azmini daha çok artıracağını bütün dünyaya ilan etmek istiyorum."
Başkan Prof. Dr. Demir, helikopter platformlarında artık yeni bir aşamaya geçildiğine dikkati çekerek, yerli ve milli helikopter Gökbey'in ilk uçuşunu gerçekleştirdiğini, helikopterde, aktarma sistemleri, dişliler, iniş takımları alanında önemli bir yetkinlik oluştuğunu ve ana yükleniciden bu yetkinliğin en optimum ölçüde kullanılmasını, Gökbey ve gelecek helikopter sistemlerinde aynı şeklide iş birliği yapılmasını beklediklerini ifade etti.
F35 Programı'na ilişkin de açıklamalarda bulunan Başkan Prof. Dr. Demir, "F35 Programı'ndaki üretim payımızın şimdilik durdurulması ki bu konuda üretime devam ettiğimizi, edeceğimizi, fırsat verilirse bu programda kalacağımızı sürekli söylüyoruz. Buradan elde edilen kabiliyetlerin de savunma sanayimize önemli katkılar yaptığını, yapacağını, Milli Muharip Uçak Projemizde, havacılığın diğer alanlarında ve diğer savunma sanayisi projelerinde yolumuzu açacağını belirtmek isterim." dedi.
Türk Havacılık ve Uzay Sanayii AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Oğuz Borat, teslim aldıkları ve alacakları ürünlerin şirketin ürettiği hava platformları için çok önemli olduğunu söyledi. Borat, Alp Havacılık gibi firmaların sayısının artmasını arzu ettiklerini dile getirdi.
Alp Havacılık Yönetim Kurulu Başkanı Tuncer Alpata, şirket olarak olmak istedikleri yere bugün itibarıyla ulaştıklarını, detay parçasından son testine kadar sistem üretimi yapan bir şirket haline geldiklerini ifade etti.
Alp Havacılık'ın iniş takımı, dişli kutusu, sistem üretim kabiliyetlerini kazandığını vurgulayan Alpata, bunu SSB ve devletin destek ve yönlendirmesiyle, Endüstri 4.0'ın ilk örneklerini gerçekleştirerek başardıklarını belirtti. Alpata, "İlk teslimini yaptığımız bu ürünler rahmetli babama verdiğim son sözümdür." diye konuştu.
Eskişehir Valisi Özdemir Çakacak da teslim edilen ürünlerin Eskişehir ve Türk savunma sanayisi için çok önemli olduğunu söyledi. 2,5 milyar doları aşan ihracatıyla Eskişehir'in ülkenin önemli sanayi kentleri arasında bulunduğuna işaret eden Çakacak, Alp Havacılık gibi tesislerle bu rakamın çok daha yukarıya çıkacağını söyledi.
Konuşmaların ardından Tuncer Alpata ve TUSAŞ Genel Müdürü Temel Kotil, ilk ürün teslim tutanağını SSB Başkanı Prof. Dr. İsmail Demir'in şahitliğinde imzaladı.

  • Ocak
  • 15
  • 2020